oysa ne güzel hayallerim vardı benim , içinde hiç kötülük olmayan…ama bi kere de hayal olmaktan çıksın be abi. çıkacak bi gün biliyorum ama nedense her geçen gün sanki inancımı kaybediyorum. kendimi yargılıyorum , anlamaya çalışıyorum. nasıl bi insanım ben ? ilk defa böyle birisini seviyorum … hepte onu sevmek istiyorum. bak sabahın 5′i olmuş ben halen onu düşünüyorum aklımdan çıkartmıyorum , çıkartamıyorum… çok güzel şeyler hayal ediyorum ama hayallerimi kendi ellerimle mahvedebiliyorum. bu yönümü sevmiyorum işte , kendim bozuyorum herşeyi …
bak bugün ne oldu… basit bi config editleyemedim ( aslında yapmışım ama ileriki adımı yanlış yerde aramışım ) saatlerce deli oldum tekrar tekrar uğraştım. sinirden kendime nasıl kızıyorum lanetler okuyorum paso… hiç bi işe yaramıyorum. hiç bi işi beceremiyorum diye.. bilgisayarımı çarptım. artık ekran kısmı oynuyo kendiliğinden … telefonumu fırlattım , bi süre mesaj gelmedi ,yollayanlara iletim raporu gitmemiş bana da iletim raporu gelmedi. duvarı yumrukladım uzunca … parmaklarım acıyo halen…
kendimi kötülük meleği gibi görmekten bıktım artık. herşeyi kendime mal edebilirim ! . herşeyde kendimi suçlu olarak hissetmek.. belkide sürekli suçlu benimdir. bilmiyorum…
küçük şeylere anlamlar yüklemek istiyorum , iyi anlamlar. bunu yapıyorum da. artık birileri önemli benim için , önemsiyorum. değer veriyorum. hayatımı ona göre planlıyorum. çevremden aldığım iyi yorumlar çok hoşuma gidiyor. başta kendimi depişik bi şekilde de olsa önemli hissediyordum. halen önemli hissediyorum ama ilk baştaki gibi değil. bundan bir ay öncesini yaşamak istiyorum. özlüyorum o zamanı. heyecanlanmak , merak etmek istiyorum. her mesaj gelişinde çok tatlı bi merak olsun istiyorum. şimdilerde ise o gelen mesajlar yine merak yapıyor ama artık o merak beni korkutuyor biraz…
aslında yazmak istediğim o kadar çok şey var ki. ama yazamam , anlatamam , söyleyemem.
kendimi yine iyi hissetmiyorum. nasıl bi olaydır ki tek kelimesi ile mutlu olup tek kelimesi ile en üzgün insan olabilmek… geçen her günde verdiğim kararın doğru olduğunu anlayıp “iyi ki” diyebilmek.. diyorum da . iyi ki diyorum. ama keşkelerim de var mı acaba benim ? belki vardır… pişmanlığım ? kimbilir … vardır belki. bi an vermişimdir bi karar , onu uygulamışımdır… peki sonra , ya sonrası ?
ya onun pişman olduğu şeyler varmıdır ? sormuştum bi kere söylemişti de… öğrendiğimde nasılda üzülmüştüm. oysa ben o anı hep hatırlamıştım , çok iyi bi an olarak kazımıştım hafızama…
onu çok seviyorum. o da beni seviyor ama ben daha da sevsin istiyorum. ya ben sadece ve sadece onu istiyorum. geri kalan hiçbi şey umrumda değil sanki… çok mu bencilim ne… normalde bi şeyimi kıskanmam. çok da önemsemem ama o çok farklı….
bazen tüm hayallerimi bi köşeye bırakıp sadece o olsun diyebiliyorum. üstelik hayallerimin bi çoğunda başrol ondayken…
çılgın olmayı severim ben aslında. hatırlıyorum da lisedeyken , okula geliyoruz , ne yapalım derken hadi seki’ye gidelim deyip ordan da daha da gezelim hevesi ile bi günde 400 km yol yapabiliyoruz. ve biz oruçluyuz + kimsede ehliyet yok. çılgınlık benim için bu gibi şeyler…
ama artık bi şey istemiyorum… onunla güzel şeyler düşünmüştüm bu konuda… misal motor ile bi yerlere gitmek , gidiyoruz geziyoruz ama hiç bi şey düşündüğüm gibi değil. bundan şikayetçi miyim ? değilim.. çünkü tek kelime açıklıyor herşeyi “varlığı yeter“.
iyi ki varsın , umarım hepte olursun…